Güne bakis. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güne bakis. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Nisan 15, 2008

SİYAH ALTIN...




Rusyada'da petrol üretimi geriliyor :
Bu haber İnternasyonal Enerji piyasasına bomba gibi düşdü.Dünya da ikinci Petrol ülkesi olan Rusya'da sene başından bu yana üretimde gözle görülebilecek bir gerileme var.
Uzmanlar önümüzdeki günlerde sıkıntılı günlerin gelebileceği görüşünde.
Rusyanın büyük petrol üreticisi Louk-oil yetkilileri Petrol üretiminde en yüksek noktada olduklarını söylemektedirler.
Geçen sene verilerinde günlük üretim 9,95 Milyon baril olarak gösteriyordu.
Bu günkü veriler ise çok daha az olduğunu göstermektedir "Financial Times".
Bir başka değişle üretim artık inişe geçmiş durumda.Bu da dünya piyasalarını korkutmaya başlamış durumda.
Petrol fiatları New York borsalarında Rekord yüksekliğe çıkmış durumda."113 dolar baril başı"
Batılı ülkelerin Rusya'da ki üretimin bu şekilde gerilemesi piyasaları şoka sokmuş durumda.Senelerce muntazam bir şekilde enerji ihtiyacını karşılayan bu ülkenin üretimde ki boşluğun alternatif bir enerji için hazır olmıyan ülkeleri zor duruma sokabilecek.
Bu gün Saudi Arabistan dan sonra dünya petrol ihtiyacını karşılayan ikinci ülke olarak Rusya yer almaktadır.Batı Sibirya'da üretilen Petrol'ün gittikçe azalması.
Aynı zamanda Kuzey denizi ve Meksika'da da paralel olarak üretimin düşmesi bizleri
bu enerjiye karşı bir alternatif üretmemenin sıkıntılarını çok daha iyi hissedebileceğiz.
"Wall Street Journal"'in bu durumun son 3 ay içersinde ortaya çıktığını söylemektedirler.
Bunca sene sonra Rusya'nın üretiminde gerilemesi kafalarda ne gibi soru işaretleri getirebileceği.
Bu durumun hakikaten reservelerin yavaş yavaş azalmasımı yoksa başka nedenlere de bağlıyabilirmiyiz.
Her ne kadar Petrol üreticilerin geçen seneye nazaran biraz az olacağını söylemelerine rağmen ilerdeki senelerde nelerle karşılaşacağı bir bilinmezler hanesine yazılmaktadır.
Bazı uzmanlar bu durumu Rusya'nın üretim konusunda fazla yatırım yapmamasına bağlıyorlar.
Bu gün Petrol ihtiyacının gittikçe daha fazla talep görmesi.
Dünyaca günlük harcamanın 86 Milyon baril harcamının 2015 yılında 100 Milyon baril olarak olacağıdır.
İnternosyanel Enerji Kurumu Rusya'dan bu yönde daha fazla yatırım yapmasını.Şimdiye kadar araştırma yapılmıyan bölgelerde yeni rezerveler aramasını talep etmektedir.
Moskava enerji bakanlığı her ne kadar yatırım yapacak firmaları destek vereceklerini söyleselerde bizleri bekliyen günler pek de iç açıcı değil.
Saygılarla.


Çarşamba, Nisan 09, 2008

BU ADAMLAR NE BEKLIYOR...



O adamlar kadınlara verilen parayı bekliyor
Yer Şanlıurfa... Sosyal Riski Azaltma Projesi Şartlı Nakit Transferi kapsamında sadece yöre kadınlarına para yardımı yapılıyor. Amaç, verilen paranın beyler tarafından çar çur edilmesini önlemek.
'Yüzlerce kadın, sabah erken saatlerden itibaren çocukları için verilen 18 YTL ile 39 YTL arasındaki eğitim yardımını almak için Sarayönü Mahallesi Divanyolu Caddesi'ndeki PTT Şubesi'ne geldi'.
Haberi okuyunca aklıma seneler öncesi Afrika ülkelerinde açlık dan ölen çocuklar aklıma geldi.Bu konuda yapılan bir konferansada dinliyici olarak katılmışdım.
Orada inceleme yapan yardım kuruluşlarının tesbitlerini.Maddi yardımda bulunan firma ve kişileri bilgilendiriyorlardı.
Büyük bir perde de gönderilen yardımların nasıl dağıtıldığı.Hastalığın, açlığın kol gezdiği bu ülkelerde ilaç ve gıda maddelerinin yaşama katkıları anlatılıyordu.
Aradan uzun bir zaman sonra bir Foto muhabirinin çekmiş olduğu, Fotoraf yılın en büyük ödülünü kazanmışdı.
Resimde görülen çocuğun ne olduğu hakkında bir bilgiye ulaşılamamışdı.Bilinen tek şey o ödülü alan gazetecinin halen psikolojik tedavi gördüğüydü.
Bu gün sağlıklı olarak düşündügümüz zaman yapılan yardımların ancak günlük cözüm olduğu görülmüşdür.Sağlıklı düşünen uzmanların yardımlar yerine oranın insanını
kendi yaşamını sürdürebileceği metodların temellerinin atılması.İklim şartları ne olursa olsun kendi gıdalarını kendi yetiştirebileceği, toprağını işliyebileceği imkanları götürüp ileriye dönük önlemlerin daha iyi olacağı kanısındaydılar.
Ülkelerin politik düşünceleri, bu imkanları önlediği başka düzeylere götürmüşdü.
"AB'nin fazla ürünlerin imhasının bu yolla daha uçuza geldiği gibi".
Bu gün bakıldığı zaman halkların yokluk içnde açlıkla mücadelesi.İç harpler, açlıkdan ölen çocukların draması.Halen posta kutuma gelen açlıkla mücadeleye katkı e-mailleri gibi.
Sahi şimdi yukarda ki haberle yazmış olduğum ufak bir yazının ne alakası var değilmi ?
Yanlış Politikamı desem.Yaşlanınca insanın biraz zirvaladığımımı desem.Yoksa Yazıya yorumu direkt yapmaktansa kolumu arkadan dolaştirip kulağın nerede diyene ters yöndenmi göstermem desem.
Biliyorum siz benden çok daha iyi yorum yapabilirsiniz.
Saygılarla.

Cuma, Mart 21, 2008

GAZETELER...



"NE GÜZEL, DEMEK İŞ SİZE DÜŞTÜ"
"Bakıyorum fakülte dekanları da bildiri yayınlıyor. Ne güzel demek iş size düştü. Ak Parti iktidarını bu şekilde sürdürmeye devam edecektir, kimsenin şüphesi olmasın."


"ÇETELERDEN ARINACAĞIZ

- Türk milletinin hukukunu korumak için geriye doğru bir tek adım atmayacağız.

- Çetelerden arınmamızı gereksiz bulanlar olabilir.

'83 yaşındaki adamın evini sabah 04.00'te basmanın izahı ne?'
İlhan Selçuk, Kemal Alemdaroğlu ve Doğu Perinçek'in gözaltında.

TV'de bugün:HATIRLA SEVGİLİ
Bölüm 58 / Yeni Bölüm
21 Mart Cuma 22:00'de özet: 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece yarısı Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam cezalarının infazı için hücrelerinden alınırlar. İnfazların o gece yapılacağından aileleri dahil kimsenin haberi yoktur, kendilerinin bile. Mücadeleleri boyunca tek bir cana kıymamış, yirmili yaşlarının başındaki üç genç Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan sabaha karşı Ankara Merkez Cezaevi’nin avlusunda kurulan darağacında idam edilirler.

Köse yazisi :

Ne demek istedi? 21 Mart 2008






İşte İlhan Selçuk'un bugünkü yazısı...


RTE, XIV'üncü Louis mi?..

Geçenlerde (14.03.2008) bu köşede "Sonra Oturup Ağlamasınlar" başlığı altında bir yazı yayımlandı...

Ne diyorduk?..

"Gün geçtikçe gelişip yoğunlaşan iletişim teknolojisi bizde neye hizmet ediyor ?..

İslamcılığın (İslamın değil) beş şartına...

Bir azgınlık.. bir azgınlık ki demeyin gitsin...

Neden bu azgınlık?..

İslamcılar -ılımlısı ve köktencisi- artık ülkeyi, belediyeleri, devleti, her şeyi ele geçirdiklerine inanıyorlar...

............................

AKP iktidarı belli hedefe doğru doludizgin yürüyor, yandaşları da içmeden sarhoş olmuşlar...

Ülke altüst...

Herkes birbirine soruyor:

- Ne olacak?..

Bu gidişle bir şeyler olacak...

Ama ben (...) şimdiden haber vereyim...

Bir şeyler olduğunda sonuç düşündükleri gibi çıkmazsa, oturup mazlum rolünde ağlamasınlar ... "

*

Birkaç gün sonra Yargıtay Başsavcısı AKP'yi kapatma davası açınca dinci ya da liboş gazetelerde yorumlar - haberler yayımlandı...

Dediler ki:

- İlhan Selçuk davadan haberliydi...

Geri zekâlılığın üst göstergesiydi bu tür yazılar...

Çünkü zaten iki ay önce Yargıtay Başsavcısı dava uyarısını yapmış, haber bütün gazetelerde yayımlanmıştı...

Peki, şimdi ne olacak?..

*

Başsavcı görevini yaptı, davayı açtı...

Davalı iktidar partisi ve iktidara bağlı medya kendinden geçmiş ve çıldırmış gibi...

AKP iktidarı hukuku, anayasayı, yasaları, Başsavcı'yı, yargıyı tepeleme savaşımının borularını durmadan üflüyor...

Ve herkes yine birbirine soruyor:

- Ne olacak?..

*

Ya anayasal hukuk işleyecek...

Ya da AKP iktidarının çılgınca gidişatıyla her şey birbirine girecek...

RTE yoksa hastalandı mı?..

14'üncü Louis edasıyla diyor ki:

"- Devlet benim..."

Başbakanın dengesizliği ortalığı allak bullak ediyor, sapla saman birbirine karışıyor, siyasetin karnı neredeyse burnuna değecek, hamilelik sancıları bir şeylere gebeliği pompalıyor...

Evet, bu gidişle bir şeyler olacak...

RTE 14'üncü Louis gibi 'devlet benim' dedikçe Türkiye'nin dengeye girmesi, ortalığın sakinleşmesi ve normalleşmesi olanaksız...

Ya RTE anayasaya ve yargıya 'sokaktaki adam' gibi saygı gösterecek...

Ya da 14'üncü Louis olmadığını RTE'ye anımsatacak ve öğretecek bir hesaplaşmaya hazırlıklı olalım...

Aklın bir başka yolu yok...

Bir siir.

"gecmişten adam hisse kaparmış... ne masal şey!
beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi?
'tarih'i tekerrür diye ta'rîf ediyorlar;
hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?"

Mehmet Akif Ersoy

Saygılar.