Saglik / Doga bitki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Saglik / Doga bitki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Mayıs 31, 2008

SALMONEL...


Yaz sezonuna girmemizle, beraberinde getirdiği sağlığımızla ilgili bir çok hastalıklar daha da aktiv duruma geliyor.Bunlardan en önemlisi ise gıda yolu ile bulaşan Salmonel 'dir.
SALMONEL NEDİR: Salmonel ishale yol açarak vücutta vitamin ve minarellerin kaybına neden olan bir bakteri. Salmonel bakterisini vücuda alan bir şahısa gerekli tıbbi müdahele yapılmaması halinde, bu mikrop hastanın ölümüne yol açabilir. Salmonel mikrobu genellikle yiyeceklerden bulaşıyor. Yiyeceklerin temizliği ve korunmasına özel özen göstermek gerekiyor. Bunun yanında mutfak hijyenine de dikkat etmek baş koşul. Salmonel mikrobunun üremesinde etken olgular: Su, oksijen ve asit oranı düşük ortamlar (salatalara bu nedenle sirke ve limon suyu ilave edilmektedir). Mikropların en çok sevdiği besin maddeleri: Et, balık, tavuk gibi çiğ besinler, yıkanmamış sebze, yumurta ve hazır yiyecek maddeleri olduğu gibi salmonel mikrobu dondurma gibi yiyeceklerde de görülmektedir.
Sık yapılan hatalar:
* Hazır ve çiğ besinlerin yanlış depolanması,
* Besin maddelerinin ve pişmiş gıdaların yeterli oranda soğutulamaması,
* Pişmiş gıdaların yeterli oranda (75 derece üzerinde) ısıtılmaması,
* Hijyenik bir ortamın sağlanamaması.
* Ayrıca gıda satın alırken, teslimat zamanını beklemek, gıda maddelerinin kontrolünü yapabilmek açısından önemlidir.
Salatamızı yaparken ne kadar yıkarsak yıkıyalım Salmonel bakterisinden arıtamayız.
Dünyada senede 1,5 Milyar insan gıda zehirlenmesi ile karşı karşıya kalıyor."WHO"
Şimdiye kadar bilinen gerçek Et gıdaları ve sebze ürünlerinde mikroplu sular tarafından üst tabakalara yerleşen bakteriler olduğu idi.Araştırmacıların yapmış oldukları yeni tetkikler, bu durumun tam olarak gerçeği yansıtmadığı yolunda olmuşdur.
Unité de Recherche en Génomique Végétale (URGV)deki uzmanlar ve Max F. Perutz Laboratories der Üniversität Wien'deki uzmanlar süpriz bir bulguya rastlamışlardır.
Salmonel'in sadece et ve sebze mamülleri ile teması yoluyla geçmediğini bu bakterinin bitkilerin hücrelerine de işlediği görülmüşdür.Bu durum karşısında yeşil ürünler çığ olarak tüketilmesi karşısında her ne kadar yıkansada bu bakteriden arınmadığı;gıda zehirlenmeleri bu şekilde devam edebilmektedir.
Araştırmacılar model bitkiler üzerinde yaptıkları çalışmaları PLoS ONE dergisinde şu şekilde açıklamışlardır.
İleriye dönük olarak bu durum karşısında besin maddelerimizi nasıl korumak zorunda kalacağız :
Uzmanlar bitki hücrelerine yerleşen bu bakterilerin sadece orada yerleşmediğini aynı zamanda ürereme yolu ile çoğaldığını tesbit etmişlerdir.Bilindiği gibi Salmonel bakterisi yüzeyde "toprak" 900 gün yaşıyabilmektedir.Şimdiye kadar pasif olarak görünen bu durum bitki hücrelerine yerleşip üremesi ile aktiv durum olarak görülmektedir.
Bitkilerin kılcal köklerine bu bakterileri protein olarak bıraktık.Önce kılcal kökler, 17 saat sonrada kalın köklerin bu bakteriler tarafından istila edildiği görülmüşdür.
Tabıki bitkilerinde kendilerine göre korunma metodları bulunmaktadır.Salicyl- ve Jasmon asidi, Ethylen'i aktiv duruma getirmektedirler.
Ne yazık ki böyle bir saldırı karşısında ancak 15 dakika karşı koyabilme durumunda oldukları görülmüşdür.
Bu yeni buluşla çiğ olarak tüketilen besin maddeleri karşısında mücadele yeni bir yön kazanmışdır.
Saygılarla.

Salı, Eylül 25, 2007

GENTEKNIK !!!


Yapılan testlerde ortaya çıkan veriler biraz şaşırtıcı oluyor.
Genteknik bügün bebe mamüllerinde de görülmeye başladı.
Yapılan testler neticesinde har gıda maddesinin 3 de 2 sinde genteknik izlerine rastlanmaktadır.
Hatta bu izler bio olarak adlandırdığımız ürünlerde bile görülmektedir.
Gensoya da olduğu gibi.
Sütün yedeği olarak görünen soyada olduğu gibi.
Bebe gıda maddelerinde bu durum İnek sütü alerjisine yol açmaktadır.Toz mamüllerinde ve sporcuların kullandıkları maddelerde soya'nin kullanılması ile genteknik bu maddelere karışmış olmaktadır.
Bu gün 0,9 olarak sınırlanması karşısında Soya kanalı ile her gıda maddesine karışmaktadır.Bu durum karşısında bio maddeleride nasiplerini almaktadır.
Bu gün Exo çalışmaları yapan bir institüt 33 çeşitli gıda maddesinde soya kanalı ile her aynı üründen 3 tanesinin genteknikle değişikliğe uğradığı tesbit edilmişdir.
Bebe gıdaları :
Toz gıdalarında testi kötü geçmişlerdir.Humana (SL Sütten arınmış özel gıda) ve Milupa (SOM sütten arınmış gıda) özellikle çocuklarda süt alerjisi yapmaktadır.
Her paketde 0,1 ila 0,2 arasında genteknik ile değişime uğrayan maddeler görülmüşdür.
Diyet ürünlerinden "MegaSlim vanilya tadında olan Soya/Süt/Bal" genteknik izleri görülmüşdür.Sporcuların kullandığı "Multan Enerji Soya-Eiweis plus L Carnitin" veya Wieder Soy 80 + Proteyin vanilya Flavour"
Bio gıdalarında biraz olsun yapılan testler yüz güldürücü olmuşdur.Yapılan 19 gıda maddesinde 9 tanesinde genteknik bulunmamıştır.
Genteknik deki itimatsızlık :
Bir çok tarım yetiştiricisi genteknik içeren ürün yetiştirmektedir.
Bu durum karşısında tüketici seçim yapma olanağı gittikçe daralmaktadır.Gittikçede genteknik yoluyla değişime uğratan maddeleri kullanımı artmaktadır.
Genteknikle üretilen alanlarla üretilmiyenler arasındaki mesafelerin tutulabilmesi olanaksız olma yolundadır.
Peki genteknik ile üretilen gıda maddelerinin bizler üzerindeki negatif etkileri neler olduğu görülmektedir;
bilim adamları bu konuda tam bir açıklama yapamamaktadırlar.
Yalnız bilinen nokta ise bu gibi gıda maddeleri bir çok alerji rahatsızlıklarına neden olduğu;antibiotikresistenzinin artışına cünki bir çok yetiştirilen bitkilerin
antibiotikaresistenz Gene ile çalışılmaktadır.
Saygılarla.

Cuma, Ağustos 24, 2007

DEMİR ve SESSİZ DÜNYANIN ÇIĞLIĞI



Alzheimer & Parkinson

İyi ve kötü element DEMİR.
İnsanın ihtiyacı olan ve vazgeçilmezden bir taneside DEMİR.
Bu arayış içinde iyi element kötü elemente dönüşmesi ile Beynin zarar görmesine neden olmaktadır.

Beyin Alzheimer hastalarında almış olduğu Protein gıdaların içinde demir'in açtığı tehlikeler; kan bozukluğuna,yorgunluk,Baş dönmesi/ağrısı ve mide barsak rahatsızlıklarına neden olmaktadır.Böylece demir beyinde negatif bir durum yaratmaktadır.
Bunun için Düke Üniversitesin de Durham, North Carolinada ki kimyağerler bir yol bulmak için çalışmaktadırlar.Beyine giden bu elementi filitreden geçirerek diğer organlar için ihtiyaç olan Demirin özelliğini bozmadan beyinin zarar görmemesi üzerinde çalışmaktadırlar.

Birazda doğamızın yaşam tarzından bahs edelim.
Doğanın bir parçası olan yeşil dünya.
Onların gizemli yaşamı !!!
İnsanlar tehlike karşısında kendilerini müdafa yoluna gider ve yardım isterler.
Hayvanlar arasında da bu yol geçerlidir.Peki ya bitkiler ?
Araştırmacılar bu hususda bir çok araştırmalar içinde bulunmaktadırlar.

Bir bitki üzerinde yapmış oldukları deneylerde bir cımbız,Jilet,makas,Tirtilin işlevini yapacak bir robot kullanarak test yapmışlardır.Bitkinin bu test karşısında nasıl reaksiyon verdiğini anlamaya çalışmışlardır.Bildiğimiz gibi onlar sessiz dünyanın canlılarıdır.
Bitkiler tehlikeyi çok akıllıca tanımaktadırlar.Kendilerini koruma sistemi taşıdıkları çok çeşitli kimyevi maddelerdir.
Jenaer Max-Planck-Enstütüsünde Kimya ve Ökoloji bölümünde bir Tütün bitkisi üzerinde deneme sonucu bitkilerinde düsünüp kendini müdafa ettiği ve bir noktadan sonra da yardım istediği tesbit edilmişdir.
llk olarak cımbız ve diğer aletlerle yaralama yönüne gidilmiştir.Bu durum karşısında bitki karşı korunma sistemine geçmediği görülmüşdür.Almış olduğu yaraları.Rüzgar veya bir dolunun verdiği zararla eş tutmuşdur.
Bilim adamları bu sefer tırtıl görevini gören robotu devreye sokmuşlardır.
Robot aynı bir tırtıl gibi kemirme işlevine başlamıştır.
İşte tam bu anda bitki kendi için bir tehlikenin oluştuğu kanısına vararak müdafaya geçmişdir.Bu arada da müdafada kullandığı kimyevi maddelerde elinde geldiği kadar dikkatlı harcama yönüne gitmeyide elden bırakmamışdır.
Araştırmacılar bu sefer robotun kesici bölümüne bir tırtılın salgısını da eklemişlerdir.
Bitki tam bu anda tehlikenin çok büyük boyutlar içinde olduğunu algılıyarak koruma sistemini tam bir tur olarak çalıştırmaya başlamışdır.
5 ve 10 dakika sonra aynı ritimde robotun bitkiyi kemirmesi devam ettiğini gören bitki artık yardım çağırması gerektiğine varmışdır.Ürettiği bir çok kimyevi maddeler fayda vermemişdir.Bu andan itibaren yardım çığlıkları başlamışdır.Sessiz dünyanın canlısı bunu bizler gibi yapamadığı için yeşil bir salgı ile bütün yaraların üzerine salar bu ağır bir kokudur.Bu koku kilometrelerce uzaklığa kadar yayılır.
Bu yardım çığlığı bir saat sonra faydasını göstermeye başlar.Gelen ilk gen bitkiyi tehlikeye karşı tekrar programlar.
Aradan geçen 5 saat sonra hazırlamış olduğu zehir kendisinin yok olmasına neden olacak tırtılın kendisini terk etmesini sağlıyacak veya onun sonunu getirecektir.
Doğa öyle bir şey.
Kalın sağlıcakla sağlıklı mutlu bir hafta sonları.
Saygılarla.