Çarşamba, Şubat 28, 2007

DÜNYAMIZI TANIYALIM


Posta kutuma geldi.
Bayraklarin kösesindeki yazilarin icerikligi.
BURKINA :
1 Yasina gelmeden ölen cocuklar.
3 Yasina gelmeden ölen cocuklar.
Erisken yaslara gelen cocuklar.
CIN :
14 Yas altinda calisan cocuklar
14 Yas altinda okula giden cocuklar.
KOLOMBIYA :
Muz ihracati.
Kahve ihcrati.
Kokain ihracati.
AVRUPA BIRLIGI :
Petrol tüketimi.
Petrol üretimi.
SOMALI :
Aile ici siddete mahruz kalan kadinlar.
Aile ici siddete maruz kalmiyan kadinlar.
A.B.D.:
Irak savasini destekliyenler.
Irak savasina karsi olanlar.
Irak'in nerede oldugunu bilmiyenler.
ANGOLA:
Hiv virüsü tasiyanlar.
Sitma virüsü tasiyanlar.
Tibbi bakim imkani olanlar.
BREZILYA:
Ayda 10 $ Dolardan az yasiyanlar.
Ayda 100$ Dolardan az yasiyanlar.
Ayda 1000 $ Dolardan az yasiyanlar.
Ayda 100,000 $ Dolardan az yasiyanlar.
Bu email icin Sn Oya hanima tesekkür ederim.
Saygilarla.

Pazar, Şubat 25, 2007

PAZARIN SOHBETI..


Bütün bir hafta Küresel Isinma dan bahs ettik yazdik,cizdik.Esasinda attigimiz basliklar da da bir yerde yanlis yapiyoruz.Basligi okudukca aklimiza cok sicak günler geliyor.Her ne kadar dogruluk göstersede bazi yerlerde beklenmedik soguk günler yasanacak bu yasanan kislarin disinda da olabilecek.Onun icin basliklari kullanirken Iklim degisikligi yasanacak demek daha da dogru olacak.Peki bizler bu felaketleri önliyebilmege hazirmiyiz.Esasinda bunu anlamak cok kolay.24 saat elektrik enerjisin den feragat edelim.Tabii bunun icine akü ve pillerimizi de katalim.O gececek 24 saat icinde tahmin ediyorum ki zaman zaman ne kadar aciz kalacagimizi görebiliriz.Bu durum yanliz Iklim degisikliginin getirecegi felaketler karsisinda karsi karsiya kalabilecegimiz unsurlardan bir tanesidir.
Bu gün hala bazi ülkeler, önlemlere karsi antlasmalarin altina imza atma da inat etmektedir.Gündem biz de o kadar hizli degisiyor ki bazi önemli konular gündem disi kaliyor.Bunlardan bir tanesi de Deprem konusu.Istanbul Belediyesinin son aylar icinde verdigi raporlar da su kadar binanin taramadan gectigi ve calismalarin devam ettiginden bahs ederken.Sehrin göbeginde Bina cöküyor akabinde bir kac binaninda
bosaltilmasi yönüne gidiliyor.Bir yerde büyük bir insaatin harfiyati yapilirken diger tarafta bir sokak kaymiya basliyor.Belki oturdugumuz ev saglam olabilir.Fakat o sokakdan gecmiyecegimizi kimse garanti edemez.Son büyük Deprem de gördügümüz veya bilmek istemedigimiz en önemli konum da Kamu dairelerinin ne kadar dayanikli oldugudur.Her ne kadar icimizi kapatan haberleri okusak görsek de yasam devam ediyor.Önümüzde ki günlerde gelen baharla doganin bize verdigi güzellikler karsisinda her seyi unutacagiz.Kalin saglicakla.Hayirli pazarlar.

Cumartesi, Şubat 24, 2007

MAGAZIN..


Milano Sonbahar ve Kis'a hazir oldugunu Podyum da sergiledi.

* * *

Yanliz bizdemi olacak :
Newyork'da ayak üstü lokantalar da yapilan saglik taramasinda.Fare ve Kakalak skandali ile sok da.

* * *

15.nci yüz yillarda Cami mimarlarinin matamatik'de Batidan 500 sene önde olduklari Fizikciler tarafindan itiraf edildi.Bu gizemin altinda yatan sirri cözmeye calisiyorlar.
Geometrik calismalarda bulunan matematikciler 500 senelik desenler üzerindeki geometrik cizimlerini incelerken bunalim icine girmislerdir.Dogu dan cikan bu yolculuk Batinin anlam kargasasi icinde kalmasiyla tekrar doguya dogru yol almistir.
Saygilarla.

HAYDI GENCLER...

Benim kiymetli genclerim.Sizlere bir siteden bahs etmek istiyorum.Büyüklerin kendilerine ait bloglari olmasina ragmen.Onlarla birlikte müsterek bir site yapmis her ay bir konuyu ele alarak, onu islemis, yazmistik.Uzun bir ara gecmesine ragmen, geriye dönük yazilarin hala okundugunu izledim.Iste o anda sizler aklima geldiniz.Biliyorum bazilarinizin da kendine ait bloglari var.Yaziyorsunuz.Simdi o siteyi bazi degisiklikler yaparak sizlere actim.Kendi bloglarinizin yaninda, burasi müsterek bir siteniz olacak.Istediginiz her konuda yazabileceksiniz.Buraya malesef büyükler yazamiyacaklar.Onlar okumakla yetinecekler.Belki de sizlerin bu yazilarinizdan bir seylerde ögrenecekler.Onlarin yanliz sizlerin yazilariniza comment haklari olacak.Ilk baslarda yazilarinizi Erdil1@msn.com adresine göndereceksiniz.Bende aynen
sizlerin adiniza yayina sokacagim.Ilerde sizler bu sayfanin kimlik adini ve sifresini alacak icine girip direkt yazabileceksiniz.Yazilariniza Resim koymayi unutmayin.Yazilarinizin altina adinizi,veya nik isminizi koymayi da unutmayin.Eger kendinize ait blogunuz varsa link'inide verebilirsiniz.Simdi size sitenizin adresini veriyorum.BIZIM DÜNYAMIZ


Yazilarinizi bekliyoruz.
Saygilarla.

Cuma, Şubat 23, 2007

MIZAH GIBI...


Gençliğimde zevkle okuduğumuz yazarlarımızdan Aziz Nesin'ler,Rıfat Ilgaz'lar.Onların yazdıkları kitaplar bizlerin içine o kadar işlemiş ki.Çocuklarıma anlatırken, o ince mizahları katıla katıla gülerlerdik.Ne yazık ki o ince mizahı torunlarıma anlatamıyorum.
Neden mi ?
- Buyrun :
Yorgun argın işten eve geliyorsunuz.Kapıyı açtığınız an şoktasınız.İkramiye size vurmuş.Hırsız sizi soymuş..
- Şok,
- Sonra öğreniyorsunuz hırsız kapınızı açmamış.
- Burada biraz tebessüm.Kapıyı açan çilingir Polis nezaretinde.
- Şimdi şaşırıyorsunuz.Sizin ziyaretçiniz Haciz Memuru.
- Daha da şaşırıyorsunuz.Nedenmi ? Çünkü sizin hiç bir yere borcunuz yok.
- Araya biraz zaman koyalım "araştırma süresi"
- Çözüm Meğer Haciz memuru kapı numarasını şaşırmış.
- İnsanlık halı olur böyle şeyler.Peki mizah nerde? Bir başkasının böyle yanlışlığına mı gülelim.
- Aşkolsun size biraz olsun beni tanıyorsunuz..
- Ben gülmekten yazamıyorum.Niyemi kadın giden eşyalarını alamıyorda ondan.Alabilmesi için
Mahkemenin neticelenmesi ve bir karara bağlanması lazım...
Şimdi bana hak verdinizmi neden torunlarıma o kitapları okuyamadığımı.Gülmezler,gülemezler artık onlar birebir her gün yaşıyorlar.
Saygılarla.

Perşembe, Şubat 22, 2007

SADECE BAKIYORUZ..


Garip bakıyoruz.Her gün çıplak gözlerle gördügümüz şeyleri.Gizli kamera ile seyrettiğimiz zaman şaşırıp kalıyoruz.Rüyalarımızda kabus diye nitelendirdiklerimizi.Günlük yaşamımızda normal karşılıyoruz.Sevginin ortasında olsak bile, gözlerimizle bir yerlerde arıyoruz.Tuzu,Şekeri seviyoruz.Suda eriyip gittiğini unutuyoruz.Toprağı çiğneyip geçiyor,bir gün ona döneceğimizi hatırlamıyoruz.Kağıttan evler yapıyor, duvarlarını rengarenk boyuyor.Bir nefeste uçup gideceğine inanmıyoruz.Birileri ikaz ediyor.Ne dediğini anlamamaya çalışıyoruz.Ateşe suyu gösteriyor.Suyu kaynatıp buhar yapıyoruz.Bir geriye,bir ileriye bakıyoruz.Yanımızdakini hiç görmüyoruz.Bir kitabın sayfaları,bestenin notaları,kelebeğin rengine aşık olur iken,Aşkın açısını arıyoruz.İçimizde acıyı, gözümüzün yaşı derken.Zamanın geçtiğine yanip.Şikayet ederken bile. sonunu beklemeyiz.Bilemiyorum bu günlerde bir Garip bakıyoruz.
Saygılarla.

Çarşamba, Şubat 21, 2007

BIR TASMI ATTIK !...


Harika bir yapiya sahibiz.Hic diger canlilara benzemiyoruz.Belki fazla düsündügümüz/düsünmedigimiz icin mi.Her seye carcabuk alisiyoruz.Bilmem hatirladinizmi
bir kac ay evvel bir mürebbiyenin baktigi cocugu ekranlar da nasil dövmüsdü.Bütün anne babalar gizli kameralar koymustu, acaba bizim cocugumuzun basina gelir mi diye.Sonra gene ekranlarda bir yetistirme yurdunda ki yapilan iskenceler dövülen cocuklar.Birden hastanelerde temizlik iscilerin doktor nezareti altinda ki doktorculuk oynamalari.En bakima ihtiyaci olan akli rahatsizliklari olan hastalarin.Hademeler "temizlik iscileri" tarafindan bakimlari.Dayak iskence.
Hemen Bas hekimin uzaklastirilmasi,bir iki kisinin sorgulanip isine son verilmesi.Problem bir ikinci gizli kameraya kadar cözülmüstür.
Bir zaman sonra da artik alismis oldugumuz icin gizli kamera ekibinin bile ilgilendirecegi bir konu olmiyacaktir...

- Degistir ya su programi hep ayni seyler.Sanki degisen bir sey varda.
Tik baska program.Neden mi? Bizler insaniz, biz cok cabuk alisiriz.
Mesela alisamadigim bir konu o kadar lise mezunumuz egitim almis genclerimiz Ünüversite sansini kaybetmis.Sokaklarda erirken böyle hakikaten, ihtiyac olan yerlere neden yapilacak olan seminerlerle yetistirilmez.Daha buna benzer sayabilecegim o kadar örnek varki, böyle tesebbüsleri görememege alisamadim.Sakin böyle seylerin yanliz ülkemizde oldugunu sanmayin bu gün avrupa ülkelerinde de böyle olaylar olmaktadir.Eger bu durum bir kere ekrana tasindigi taktirde en az bir daha böyle bir sey bir daha ekrana gelmez.O kanayan yara tedavi yönü yerine kesilip atilir.Artik ortada tedavisi mümkün olmiyacak bir yara yoktur.

Saygilarla.

Salı, Şubat 20, 2007

KADIN OLMAK...


Bu dünya da kadin olmak cok zor bir sey.Hele Türkiye'de ise cok daha zor.Keske Cumhuriyetin Kurulusu ile alinan haklar saygi ve sevgi cok daha güzel yerlere gelebilseydi.Nerede; kafalara islenen kadin degerleri, anliyisi, kadin olmayi cok daha zor durumlara sokuyor.Her seyden önce onlari da bir kadinin dogurdugu cok cabuk unutuluyor.Suclu acaba kim.Yoksa birazda suc toplumu yetistiren anneler de mi .Bilemiyorum beni yetistiren anne böyle bir dönemi görecegimi hic anlatmadi.Bu konumu gene kadinlarimiza birakiyorum onlar, tek onlar düzeltebilirler.
B..k adam kime derler ?
Dün haberlerde bir suclunun tutuklu olarak davasinin devamina karar veren bir Hanim Hakimimiz suclunun kardesi tarafindan Mahkeme icinde evrile cevrile Hastanelik olana kadar dövülmüs, hastaneye kaldirilimis.Yakalan sucluya "niye dövdünüz" sorusuna.Gitsin evinde cocuk baksin diyen sucluya denir.Cünkü onu anne doguracagi yerde,tuvalette si...mistir.
Baska kimlere denir ???
Oranin bir adalet dagitilan yer oldugunu bilmiyen,orayi bu duruma gelmesine sebep olanlara,
orayi koruyamiyanlara daha saymaya kalkmiyalim is cok daha vahim noktalara kadar gider.
Bu b.k adamin davasini görecek savcinin hakimin belkide barodan verilecek savunma avukatinin bir kadin olmasini isterim.Isterim ki o b.k adam kafasini o cukurdan cikarip etrafini görebilsin.
Netice de bir erkek savci,bir erkek Hakim barodan verilecek savunma erkek avukat.Erkekce savunacak bir karar verilecek Adalet de Erkekce yerini bulacaktir.
Belki bana kizacaksiniz. Bana bu sekilde yazmaya sürükliyen bir kadindi.O da rahmetli Annem.
Saygilarla.

Pazartesi, Şubat 19, 2007

DAMDAKI KEMANCI...

Images for your blog



* Türkiye’nin en kapsamlı çocuk pornografisi operasyonlarından olan "Sanal Tuzak 1"de tek tutuklu kalmadı. Aralarında 2 yaşındaki bir bebeğin de bulunduğu onlarca çocuğun porno görüntülerini çektikten sonra, değişik ülkelere sattıkları belirlenen 5 sanık hakkında savcı, 90 yıla kadar hapis cezası istedi; ancak sanıklar 6 ay sonra serbest bırakıldı.


* Caresi varmi ?
- Neden olmasin.Artik Buna bir ders vermenin zamani geldide geciyor.Bir kac kisinin ölümüne neden olmadan...
- Bir Hafta sonu Milletce Maclara gitmeyi boykot edelim.
- Televizyonlarda ki spor yayinlarini bir günlügüne karartalim.
- Spor sayfasi olan Gazeteleri bir günlügüne boykot edelim...
-Bakalim o zamanda bu sekilde yayin terör beyanat verebileceklermi.
Yok biz hayatimizdan memnunuz derseniz.O zaman hic sikayet edip de lak lak etmiyelim.
Saygilarla.

Pazar, Şubat 18, 2007

ANI DEFTERINDEN IV..




Yagmurlu bir gündü.Hocamizla bu gün beraberligimizde.Hocam diye sordum ? Siz bizim bos derslerimize geliyorsunuz bizi hep mutlu kiliyorsunuz;sizi cok seviyoruz.


Merakimizi af edin.Hangi derse giriyorsunuz, hangi sinifin egitmenisiniz diye sorduk.


- Cocuklar diye söze basladi.Yüzü yagmur damlalarinin döküldügü tarafa bakiyordu.Ben dedi.Hic bir sinifa derse girmiyorum.Ben esasinda sizlerin hayallerinizde yasiyan bir egitmenim.Bu siralarda gecirdiginiz zaman süresi icinde icinizde yasattiginiz kisiyim.Sizler ne zaman bana ihtiyaciniz olmussa, ben hemen sizlerin yanina gelir. Ilkelerinizin isigina önderlik yaparim.Cünkü sizler emanet ettigimiz ilkeleri yürütecek bir toplumun bireylerisiniz.Bense sizlerin icindeki bir ilkeden baska bir sey degilim.Beni görmek benimle olmak istediginiz zaman bos bir derse bile ihtiyaciniz yok.Yapacaginiz tek sey emanet aldiginiz Ilkelerinize kültürünüze,inaclariniza bagli kalin.O anda icinizde ki büyüklügü,sevgiyi,herseyden önce sahip ciktiginiz Ulusun ihtisamini görebilirsiniz.Bizler kökleri topragin ana noktasina ulasmis bir Ulusuz.Kuvvetimizi o noktadan enerjiden aliriz.Zaman zaman sektelere ugrasakda.Damarlarimizda dolasan o ates bizleri mütavazi bir ulus yapmisdir.Diger uluslara saygi ve sevgi ile bakan bir topluluk olmusuzdur.Eger ben bu büyük ulusa inanmis isem, sizlerde bunu sonuna kadar götüreceginiz muhakkaktir.Bunun en büyük ispati geride Tarihe isik tutan büyüklerimizdir.Benim ulusumun her bireyi de o büyüklerin neslinden gelen birer parcalardir.


Birden tv.nin gürültüsü ile silkindim bir kadin programi idi ekranda sunucu bir hanim, bir sanatkar yaninda getirdigi imam nikahli esi ,diger tarafta da oturan resmi nikahli esi ile münakasa ediliyordu.Kumandayi elime alip ekrani kapattim.O siyah ekranin derinliklerinde bana güler yüzle bakan hocami görüyordum sanki bana iste kirlilikleri bir hamle ile yok edebiliyorsun oglum dercesine.


Sevgili Dostlarim bu animida Pazarin Sohbeti gibi kabul edin.Sizlerle bir baska anida bir baska dökümantar filimde bulusmak üzere.Kalin saglicakla her karartiginiz sacmaligin arkasinda sizlerde o sevimli yasli egitmeni göreceginize inaniyorum.En güzel günler, o mutlu aile bireylerinin üzerinde olsun.


Saygilarla.


BEYNIMIZ IV..

Final kisminda Beynin olgun devresini görmeye calisacagiz.


ERDIL
Dört kisimlik bir bölümde sizlere biraz olsun ilkel olarak Beyni tanitmaya calistim.
Bunu yapmamin bir nedeni ise okul cagina baslamis cocuklarimiz da.Anne veya babalari
Bilgisayarlarina oturduklari zaman onlarla bu dökü filmi paylasabilmeleri icindi.Sizlerle gene bir baska belgesel filimde görüsmek üzere.
Bu filmi hazirlarken internet sayfalarinda ve tv kanallarindaki belgeselleri hazirliyanlara tesekkür ederim.
Saygilarla.

Cumartesi, Şubat 17, 2007

ANI DEFTERINDEN III.


Beynin harikalarina paralel bir de o sevgili hocamizin anilari ile devam ediyoruz.
-Peki hocam bu anlattiklariniz ile mücadele sansimiz varmi ?
- Tabii olmazmi yavrularim.Ama ilk önce tehlikeleri tanimaniz lazim diyordu.O sirin insan.
-Tipki para denen kagit parcasi gibidir.Onun degeri ancak karsiligi oldugu zaman belli olur.
yoksa eger, onu tasimakla hamallik yapmaktan ileri gecemezsiniz.Ben öyle ülkeler tanirim ki bir ekmek almak icin bir el arabasi kagit tasimislardir..
- Atalarimizin bir sözü vardir Tas oldugu yerde agardir diye.Yer ve mekaninizi dogru secmis iseniz diye bu sözü tamamliyabilirsiniz.
- Her problemin karsiligin da bir cözüm yolu vardir.Eger o yoksa adi bilmece olur.
- Ister inanciniz cercevesi icinde olun isterseniz size verilen nimetlere saygi icinde olun.Hic bir zaman kötü aliskanliklara kapilarak en büyük olan melikelerinizden kendinizi mahrum etmeyin.Egitim dedigimiz unsur tabii ki yasaminiz da büyük bir rehber olacaktir.Mühim olan sey onu uygulamak.Gelistirmek ve hersey den önce olgunlastirmaktir. Yoksa bu siralarda gecirdiginiz zamanlari yasaminizda ki eksi hanesine yazabilirsiniz.
- Sistem o kadar mükemmel kurulmustur ki onu göz önüne alarak yasaminiza uygulamaya bakin.Bir birey aile kurar aileler toplumu yaratir o toplum kültür ve birlikleri ile Uluslari yaratir.
Bu halkalari yipratacak cok seyler zaman icersinde karsimiza cikabilir.Inac,kültür,ve beraber yasadigimiz topluluga saygi ve deger bu halkalarin en büyük kalkanlaridir.Yasam bir matamatik gibidir onu anliyabilmek icin kurallarini cok iyi anliyabilmemiz lazimdir.Anlatabilmek icin felsefe,edebiyat olarak sürdürebiliriz.
-Tabii biz konumuzun disina cikmadan.Karsilasicagimiz tehlikelerde kalmaya bakalim.
- Toplumda en tehlikeli olan seylerden bir taneside.Insanlarinin zaaflarini ön tarafa sistemli olarak cikarilmasidir.Bunlarin en önemlisi aile bireylerinin daha oturmadan parcalanmasidir.Bu gün kanun yapicilarimizin bile birer bizler gibi birey olduklarini unutmamak lazimdir.Tibki onlarinda zayif ve cikarci yönleri olacaktir.Insan yapisinda diger birey üzerinde üstünlük zaafi vardir.Bu zaaf kontrol icinde kaldigi müddetce yaratici olma yolundadir.Kontrol disina ciktigi zaman yikici olabilmektedir.Bu kontrolü verilen haklar icinde iyi kullanmak zorundayiz.Tipki yetistirdigimiz cocuklarimizi kendi kültürümüzün icerikligi ve zamanin getirdigi yenilikler icinde yetistirmeye calisalim.O zaman kontrol sistemi cok daha hizli calisabilir.
- Bu gün bir cok ülkeler idare sistemin de Diktatörlere ihtiyac duymuslardir.Baslangic da bu kuvveti cikarlar karsisinda menfattleri olan kisiler tarafindan desteklenir.Bu bir noktadan sonra
biter ve onun gidisi ile bir kaos ortaya cikar.Cünki bu yapay sistem hic bir zaman halka bir sey vermemistir.Halkin benimsemedigi bir sistem hic bir zaman kalici degildir.Yanliz gecicidir.Bu gün bireylerin en dikkat edecegi tek nokta kültür ve inaclari icine hic bir zaman yabanci aliskanliklari sokmadigi taktirde sistemine sahip cikar ve yürütebilir.
- Cocuklarim diyordu o sevimli hocamiz.Yeniliklere zamanin önümüze sermis oldugu imkanlara hayir demeyin yanliz bu yenilikler ve özentilerin de hic bir zaman bizlerin ahlak ve inanclarimizin önüne gecmesinide müsade etmeyin.Kendinle bagisikli olan kisi aile bireylerine de saygili ve sevgili olur.O mükemmel kücücük topluluk ise bir ulusu yaratir.Bu sistemin düzenini yürütübilecek hangi siyasi güc gelirse gelsin sevilir saygi görür.Veya arkasina bile bakamadan gider.Cocuklar hadi yarin sohbetimize devam edelim.dedi o sevimli insan
Saygilarla.

BEYNIMIZ III

Bu bölümde cocukluk devresinde beyni tanimaya calisacagiz.


ERDIL
Saygilarla

Cuma, Şubat 16, 2007

ANI DERTERINDEN II..


Bütün sinif heyecanla bos gecicek bir dersimizi bekliyorduk.Baharin ilk sicak günlerinde gene o sevimli hocamizin etrafina toplanmistik.Ortamiza almis oldugumuz o sevimli egitmen hepimizi sööyle bir süzerek e cocuklar nerede kalmistik diye sordu.Bu sorunun altinda belkide derslerine hazirlanip hazirlanmadigimizi imtihan tavri vardi sanki.

- Generasyon farki.Cocuk ve genclerde kalmistik hocam .

- Evet cocuklar ilk önce ailenin bölünmesi gerekir.Araya büyük bir generasyon farki sokulmasi sarttir ki.Onlarin devrinin kapandigi yeni bir kültür yeni bir cag acilmis hissi verilmelidir.Tarihin verdigi saptirilip bir masala dönüstürülmesi gerekir.Tabii bu kolay olacak birsey degildir.Cünki ne olursa olsun bireylerin birbirini cok iyi anladigi bir unsur vardir o da konusulan Dil dir.Iste tam buradan baslanir o dil kirlenmelidir.Öyle bir sistem icinde yapilmalidir ki ilerde gencler dahi birbirlerini anlamakta zorluk cekmeleri gerekir.Tabii her seyden önce yetisen bu piril piril beyinler bloke edilmelidir.Siniflar icersinde bir cok sekiller vardir.En önde geleni bagimliliktir.Bu da kendi icinde bir cok sistemlere aile siniflarina göre ayrilir.

- Beynin yavas yavas tereddütlere düsebilmesi icin toplumun yumusak karni yavas yavas oksanmaya baslanir.Gözler önüne pembe dünyalar serilir buna ulasilabilmesi icin ahlak kurallari düsünülmeksizin maddi gücler cemberleri icine alinir.Bu cemberin icine düsenler cabaladikca cember onlari dar alanlara alacaktir.Bu da saha alanlarini muhafaza edebilmeleri icin kaba kuvvete dönüsür.Bu bir yerde kriminalitelere "adli,poliseye" yol acar.

Bu durum karsisinda hazir olmiyan bir ülke adaleti hukuk icersinde cözmesi gittikce gecikir.Bu da kisisel adalete dönüsmeye baslar ki bu da bir kaos demektir.Bireylerin önüne yeni bir oyuncak atilir buna da silah denir.Bu bilincsiz olarak kisilerin hangi sinifta olursa olsun tutkusu haline gelir.Soruldugu zaman üretilecek yüzlerce kilif vardir.Bu tutku da siyasetcisinden tutunda sokata dogru dürüst bir takim elbisesi olmiyan vatandasin belini süsler.Neden tasindigi hic bir zaman düsünülmez alacaginiz cevap ya korunmak veya da herkezin var ne yapayim denmeye baslar.

Yasam tarzi yavas yavas cikarlarin ön planda oldugu tarza döner, bu da bazi kisilerin gittikce madden cok büyük yükselmesine.Diger kisim ki bu da cogunlugu teskil eder.Aclik sinirlarinda
yasamalarina neden olur.Artik yasam günlük , hatta saatlik bir yasama dönüsür.Ileriye dönük planlar net olarak görünemez.Bunlar siyasiler arasinda bir cok adlar altinda bu topluma sunulur.

Beyinler artik günlük düsünce icersinde toplum aktiviteleri bir kenara iterek bireysel mücadele icersinde düsünmeye baslar.Bu belki bir ülkeyi yikamaz ama bu yarisda.En arka siralara iter.Cünki artik yaristiklarinin bile farkina varamazlar.Onlar icin her uzanan el bir kurtaraci sekline dönüsmüstür.Ilkeler gözler önünde saptirilmaya baslanmistir.Bu arada cikan bir kac sesde o ugultu icersinde susturulur.

- Diger bir bagimlilik ise toplum icersinde aliskanlik hastaliginin yaygin hale getirilmesidir.Örnek olarak vermek istersek.Bir trafik kazasinda ölen bir kisi ile 30 kisi artasinda artik fark kalmaz.Tabii bunu cok daha fazla örneklerle verebiliriz.Diyordu o sevimli insan o kadar güzel anlatiyordu ki saatin nasil gectiginin farkina bile varamiyorduk.Zil sesi bizi evlerimize gidis zamaninin geldigini söylesede bizler onunla kalip anlatacaklarini dinlemeye coktan razi idik.

O bize dönerek cocuklar benim anlatiklarimi da aliskanlik haline getirmeyin ilk önce su konustuklarimizi bir güzel hazim edinki.Diger konularda yerimiz olsun.Evet bu gün burada noktaliyalim bir baska ani defterimizin sayfalarinda devam edebilelim.

Saygilarla.

BEYNIMIZ II..

Bu gün ki görselimiz de Beynin olusum devresini görecegiz.


ERDIL
Yarin bir baska bölümde görüsmek üzere.
Saygilarimla.

Perşembe, Şubat 15, 2007

ANI DEFTERINDEN... I


Bu hafta Beyinden bahs ediyoruz.Bu arada benimde unutamadigim bazi arsive kaldirilmis.Parca böcük anilar geliyor.Bu günde bunlardan bir tanesini hatirlamaya calisacagim.Lise yillari idi;Derslerimiz bos oldugu zaman yasli bir ögretmenimiz.Sinifa gelir bizlerle sohbet ederdi.Bu sohbet hava iyi oldugu zaman Bahce de gecerdi.Böyle sohbetlerden bir tanesini hatirladigim kadar anlatmaya calisacagim:)

O sevimli ögretmenimiz bir gün bize söyle sormustu ?

- Cocuklar bir devleti yipratmak icin ne yapilmalidir ?..

- Onunla savasmak,Binalarini fabrikalarini yok etmek tas üstünde tas birakmamak vs.diye devam etti.Bir ülkeyi istila etmek egemenligini gasp etmek.Onu yikmak icin yeterli olabilirmi ?

- Hepimiz bir cok teori üreterek cevap vermeye calistik.

Sonra devam etti:

- Peki tarihte köklü devletler bu yöntemle yok olabilmislermisydi ?

Hakikaten güzel bir soruydu !..

Peki hocam diye sorduk savasmadan da ülkeler yikilabilirmi ...

- Evet cocuklar dedi .Bir devlet düsünün 1000 lerce senelik kültür ve ananelerine bagli, dünya üzerindeki topluluklarin medeniyet ve kültürüne savassa bile saygi ve hürmet göstermis.O kültürlere bir seyler katmis onlardan bir seyler ögrenmis bir Devlet.Onu hic bir zaman savasla yenemezsiniz.Cünki o evremin bir bozulmaz parcasidir.Yipratabilirsiniz fakat yok edemezsiniz.Her saldiris da karsiniza cok daha bir kuvvetli olarak gelir.Peki hocam diye sorduk bunun bir aciklamasi varmidir.Tabii vardir cocuklar diye devam etti.Ilk once o Devleti cok iyi tanimaniz lazim.Kültürünün degismez noktalarini ögrenmeniz lazim.Her seyden önce onunla mülakatta bulunabilmek icin dilini cok iyi bilmeniz lazimdir.Ekonomik gücünü bilmeniz, herseyden önce halkinin zaaflarini,yumusak karnini bilmeniz gereklidir.Belki uzun zaman dilimi icinde olmasina ragmen % yüz netice alanibilen taktik o milletin cocuklari ve gencligidir.

Aile birliklerinin icersine generasyon farkinin cok büyük bir faktör oldugunu genc beyinlere yerlestirilmesi gerekir.Ögretmenimiz daha cok seyler anlatacakti ki zil caldi bir bos dersimiz de devam etmek üzere devamini yarina birakalim.

Saygilarla.

BEYNIMIZ I

Sitemizde bu konuda defalarca yazmistik.Bu seferde o harikayi görsel olarak sunmaya calisacagim.Kendi kendini kesif etmeye calisan bir harika.Bu görsel diziyi 4 bölümde seyredecegiz giris bebekler ,cocuklar,gencler ve yaslilar.

Saygilarimla.

Çarşamba, Şubat 14, 2007

14 SUBAT

ISINIYORUZ...IV

Bu gün görsel harikanin son kismini seyredelim.Elimizin arasina koyalim basimizi!.
Her sey gibi bir kac gün sonra belki bunu da unutup .Bir kenera kaldirdirip, tozlu yasam dosyalarinin arasina birakacagiz.



ERDIL

Ne yazik ki o Dosyalar o kadar cok birikmeye basladi ki
Saygilarla.

Salı, Şubat 13, 2007

ISINIYORUZ.. III



ERDIL

Insan düsündükce böyle güzelliklerin bir gün yok olmasi.Bizden cok belki cok sonraki nesiller aynen bizlerin Dinasorlar dan bahs ettigimiz gibi onlarda bu yasamdan bahs etmesi/edememesi.
Saygilarimla.