Salı, Ekim 10, 2006

AKREP / ALGILAMA



Akrep sahip olduğu
üstün algılama sistemi sayesinde, avının yaydığı titreşim ve rayleigh
dalgalarını kullanarak onun yerini kolaylıkla belirler. Üstün donanımlı
bilgisayarlarla karşılaştırabilecek bu sistem Allah ' ın benzersiz yaratma
sanatının delillerinden yalnızca bir tanesidir. Akrep sahip olduğu üstün
algılama sistemi sayesinde, avının yaydığı titreşim ve rayleigh dalgalarını
kullanarak onun yerini kolaylıkla belirler. Üstün donanımlı bilgisayarlarla
karşılaştırabilecek bu sistem Allah ' ın benzersiz yaratma sanatının
delillerinden yalnızca bir tanesidir. Allah ' ın sanatını görmenin bir akıl işi
olduğu Kuran ' da şöyle bildirilmektedir: İşte bu örnekler; Biz bunları
insanlara vermekteyiz. Ancak alimlerden başkası bunlara akıl erdirmez. ( Ankebut
Suresi, 43) Çölde yaşayan kum akrepleri, küçük hayvanlar için en tehlikeli
düşmanlardandır. Bu akrep türünün gözleri hemen hemen hiç görmez. Buna rağmen
geceleri avlarının yerini büyük bir ustalıkla belirleyebilirler. Peki bu
şaşırtıcı olay nasıl gerçekleşir? Bu durum, akrebin 8 ayağında da bulunan yarık
biçimindeki mükemmel algılayıcılarla ilgilidir. Bu algılayıcılar, milimetrenin
milyonda birinden daha küçük titreşimlere yol açan hareketleri bile
belirleyebilecek kadar hassastırlar. Bu algılama sistemi tıpkı bir bilgisayar
ağı gibi işler. Merkezi bilgisayar, gelen verilere göre dalgaların kaynağını ve
mesafesini tespit eder, ardından da yapılması gerekeni ağdaki tüm bilgisayarlara
bildirir. Akrebin yakınlarında bir yere bir kelebeğin konduğunu düşünelim. Yere
konan kelebek, zeminde iki tip titreşim dalgası oluşturur. Birincisi, saniyede
150 metre hızla ilerleyen hacim dalgalarıdır. İkincisi ise, yüzeye paralel
olarak saniyede 50 metre hızla yayılan rayleigh denilen dalgalardır. Ava olan
mesafe, bu iki dalganın akrebe ulaşma süreleri arasındaki farktan belirlenir.
Avın ne kadar uzakta olduğunu bilmek elbette tam bir tespit anlamına gelmez. Bu
nedenle hedefin hangi yönde olduğunun bilinmesi de şarttır. Akrebin bacakları
yaklaşık 5 santim çapında bir daire üzerinde yere basar. Dolayısıyla avın
yaydığı rayleigh dalgasının akrebin ava en yakın bacağına ulaşmasıyla, en
uzaktaki algılayıcıya varması arasında 5 milisaniye (saniyenin iki yüzde biri)
kadar bir fark olur. Algılayıcılardan biri, rayleigh dalgasını belirlediğinde,
sinir hücreleri akrebin sinir sistemi merkezine bir sinyal yollar. Bu uyarıcı
sinyal, karşı taraftaki üç ayaktan gecikmiş olarak gelen dalgaları algılayan
sinire de ulaştırılır. Ancak bu üç bacaktan gelen sinyaller bastırılır ve bu
nedenle de sinir sistemi merkezine anında ulaştırılmaz. Böylece her defasında
erken gelen sinyale kaynak oluşturan ayak ile diğer taraftaki üç ayağın konumu
değerlendirmeye alınır. Bu konumsal değerlendirmeyle dalganın kaynağının yönü
belirlenir. Eğer uyarıcı sinyal ile baskılanan sinyallerin ayaktaki
algılayıcılara ulaşması arasındaki fark saniyenin beş yüzde biri kadarsa, sinir
sistemi merkezi her iki sinyali de gecikmesiz olarak aynı anda algılar. Bu ise
akrep için, harekete geç ve saldırı için mükemmel tasarlanmış silahlarını kullan
anlamına gelen bir komut gibidir. Ayaklardan gelen sinyalleri işlemden geçiren 8
sinir hücresi adeta bir komite gibi toplanıp, her defasında avın yönünü ortak
bir kararla belirlemektedir. Bu belirleme nasıl gerçekleşir? Bunun için sinir
hücreleri biraraya gelip bir durum değerlendirmesi mi yaparlar? Aralarında
kararlar alıp sonuca mı ulaşırlar? (Harun Yahya, Doğadaki Mühendislik) Kuşkusuz
bu mümkün değildir. Sinir hücreleri yalnızca protein, yağ ve sudan oluşan
mikroskobik uzantılardır. Bir akla, şuura, muhakeme yeteneğine sahip
değildirler. Bu mekanizma milyonlarca yıldan beri, yaşamış her akrepte aynıdır.
Evrimcilerin iddia ettikleri gibi, tesadüfen zaman içinde gelişmiş veya sonradan
eklenmiş değildir. Eskiden yaşayan akreplerde daha ilkel, günümüz akreplerinde
ise daha kompleks bir algı mekanizması yoktur. Günümüzde var olan sistem, bundan
binlerce yıl önce yaşamış olan akreplerdekilerle aynı kompleksliktedir. Bunun
nedeni, akrebi de sahip olduğu mekanizmayı da yaratanın üstün ilim sahibi tek
bir Yaratıcı olmasıdır. Bu mükemmel tasarımların mimarı, herşeyi kusursuz
yaratan Allah ' tır. Burada çok önemli bir noktayı hatırlatmak yerinde
olacaktır: Akrep için sahip olduğu özellik, yaşamını devam ettirmek için
yalnızca bir vesiledir. Bu sistemin kompleks yapısını, mucizeviliğini görebilen
tek varlık ise insandır. İnsan ancak bu gerçekleri fark edebildiği zaman
kendisine verilen mesajı anlayabilir ve kendisini Yaratana yönelebilir. Ancak
kendi kibrine kapılıp bütün bu mucizelerden yüz çevirirse, o zaman şuursuzluk
içinde yaşamını devam ettirmekten başka bir seçeneği yoktur. Zehirli mızrak
Akreplerin bazen insanı bile öldürecek derecede kuvvetli olan zehirleri,
vücutlarının arka tarafında bulunan mızrakları vasıtasıyla düşmanlara aktarılır.
Güçlü zırh Vücudunu bir zırh gibi saran kabuğu, akrebi yalnız düşmanlarından
değil, radyasyondan bile koruyacak kadar dirençlidir. İnsan vücudunun radyasyona
direnci 600 rads dolayındadır. Oysa akreplerde bu direnç 40-150 bin radsa kadar
yükselir. Beyin Akrep başından kuyruğuna kadar uzanan 15 sinir düğümünden oluşan
bir beyin yapısına sahiptir. Beynin bu yapısı hayvanın süratli karar alması,
refleksleri ve gerekli emirlerin organlara ulaştırılması için büyük bir avantaj
sağlar. Ciğerler Akreplerin karınlarında 8 adet nefes deliği bulunur. Bunlardan
sadece biri açık olsa bile akrep hiç zorlanmadan nefes almaya devam eder. Güçlü
ciğerleri sayesinde 2 gün suyun altında rahatlıkla kalabilir. Ayaklar
Ayaklarındaki alıcılar hayvanın her türlü hareketi, sesi ve titreşimi
algılamasını sağlamaktadır. Bu alıcılar o kadar hassastır ki, akrep, yakınındaki
bir canlının kumda neden olduğu titreşimleri, saniyenin binde biri kadar bir
sürede algılayabilir. Kıskaçlar Akrebin kıskaçlarının görevi, kurbanlarını
iğnesiyle sokmadan önce etkisiz hale getirmektir. Ayrıca kıskaçlar vasıtasıyla
kumu kazıp yer altına gizlenebilirler. Karın bölgesi Dişi akrebin karnı tarak
adı verilen çok duyarlı organlarla kaplıdır. Bunlarla toprağın sertlik düzeyini
tespit eder ve yumurtaları bırakmak için en uygun yeri belirler.


H.A.E
Saygilarla.

Hiç yorum yok: