Salı, Mayıs 08, 2007

Ne diyeyim !..



Biz insanların en büyük zaaflarından bir taneside.Okumadan anlamadan her şeyin altına imza atmamızdır.
Şimdi bana diyeceksiniz ki altta bulunan yazı ile ne ilgisi var.
Belki de haklısınız belki de hiç mı hiç ilgisi yoktur/vardır...

Küçük Kızdan Büyük İnsanlık Dersi

Doğuştan engelli kuzenini her gün sırtında taşıyarak okula götüren 10 yaşındaki Burcu'nun fedakarlığı göz yaşartıyor.

Doğuştan engelli kuzenini her gün sırtında taşıyarak okula götüren 10 yaşındaki Burcu büyüklere iyilik ve insanlık dersi verircesine, "Ben taşımasam, eğitimi aksayacak, başka çarem yok" diyor. Oysa tekerlekli sandalyesi olsa ikisi de rahat edecek.


Ordu'nun Aybastı ilçesi Cındarlı Köyü Cındarlı ilköğretim Okulu 4. sınıf öğrencisi Burcu Sekendiz (10), küçük yaşına rağmen gösterdiği büyük gayretle birçok yaşıtının başaramayacağı bir işi yapıyor. Teyzesinin doğuştan ortopedik engelli 12 yaşındaki kızı 5. sınıf öğrencisi Yeliz Sekendiz'i evlerine yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki okula sırtında taşıyarak götürüp getiriyor.

Vücudu yaşıtlarına göre gelişmemiş olan Yeliz'i sırtında taşıyarak okula götüren Burcu Sekendiz, kendisinin bu gayreti göstermemesi halinde Yeliz'in okula düzenli gidemeyeceğini söyledi. Yeliz'in ders aralarında da ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli sırtında taşıdığını belirten Burcu, ''Okula sırtımda getirip götürüyorum. Zorlanıyorum, ancak başka çaremiz yok. Bazen belim çok ağrıyor. Kimse de yardım etmiyor. Tek isteğim bir tekerlekli sandalye olması. O zaman okula getirip götürmem daha kolay olacak. Ancak imkanımız olmadığı için alınamadı'' diye konuştu.K.Aktif Haber egitim.


ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ

Çocuk Hakları Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler Genel Asamblesi tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilerek 2 Eylül 1990 tarihinde de yürürlüğe konulmuştur.Türkiye Cumhuriyetinde zamanın Cumhurbaşkanınca 14 Eylül 1990’da imzalanan Çocuk Hakları Sözleşmesi Aralık 1994 de Meclisten geçirilerek yürürlüğe girmiştir.

2) Taraf Devletler, özürlü çocukların özel bakımından yararlanma hakkını tanırlar ve eldeki kaynakların yeterliliği ölçüsünde ve yapılan başvuru üzerine, yardımdan yararlanabilecek durumda olan çocuğa ve onun bakımından sorumlu olanlara, çocuğun durumu ve ana-babanın veya çocuğa bakanların içinde bulundukları koşullara uygun düşecek yardımın yapılmasını teşvik ederler.
3) Özürlü çocuğun, özel bakıma gereksinimi olduğu bilincinden hareketle bu maddenin 2 inci fıkrası uyarınca yapılması öngörülen yardım, çocuğun ana-babasının ya da çocuğa bakanların parasal (mali) durumları göz önüne alınarak, olanaklar ölçüsünde sağlanır. Bu yardım; özürlü çocuğun eğitimi, meslek eğitimi, tıbbi bakım hizmetleri, rehabilitasyon hizmetleri, bir işte çalışabilecek duruma getirme hazırlık programları ve dinlenme eğlenme olanaklarından etkin olarak yararlanmasını sağlamak üzere düzenlenir ve çocuğun en eksiksiz biçimde toplumla bütünleşmesi yanında, kültürel ve ruhsal yönü dahil bireysel gelişmesini gerçekleştirmek amacını güder.
Saygılarla.

2 yorum:

birisinin yeri dedi ki...

O nasıl bir altın kalp ve sabırdır? O yaşta bu bilinçte olan nesiller geliyor diye sevinmemek mümkün mü?
Sağol Erdil Baba, güzel şeyler de oluyor bu memlekette. İnsan gibi, adam gibi yaşayanlar da var çok şükür. Yaşları çocuk yaşında olsa da...

ERDIL dedi ki...

Düsünebiliyormusun üstad tutmussun oglunun,kizinin elinden okula yazdiriyorsun.Burcu ögretmen karsin'da iste o zaman bir seylerin dogru gittigine inanirim.
O ilk adimi atmis bütün dualarimiz onunla.
Sevgiler dost.