Perşembe, Mayıs 29, 2008

DOYUMSUZLUK ....



Kuzey kutbunda soğuk savaş başladı.

Bir zamanların vahşi doğa filimlerindeki gibi altına hücum,Kuzey kutbunda daha tahminlerde yürütülen Petrol ve doğal gaz resrvelerine hücuma dönüşdü.Danimarka bu durumu önliyebilmek için hak sahibi olmaya karar veren ülkeleri toplantıya çağırdı.
Daha ortada bu reservelerin olabileceğine dair kanıt olmadığı halde soğuk savaş başlatılmış oldu.
Kuzey kutbunun şimdiden paylaşılması ve bununda 5 ülke diplomatları arasında kapalı kapılar ardında; salı akşamı Hotel "Arctic" başladı.
Bu toplantının içerikliği Kuzey Kutbunun erimesine karşı alanıcak önlemlerle ilgili olması sanılmasın.Geçen sene Rus araştırmacıların yapmış olduğu tahminler sonucu deniz dibine koydukları bayrakları ile başladığı da bir gerçektir.
Buzların iklim değişikliği nedeniyle tahminlerden daha da çabuk erimesi.Buzullardan arınan bölgelere bakış açıları değişmeye başladı.Buralarda Petrol ve Gaz reservelerinin olma ihtimali,erime neticesinde ulaşım yollarının açılması iştahları kabarttı.
Bilindiği gibi Kuzey Kutbunun büyük bir bölümü hiç bir ülkeye ait değildir.
Buralar açık deniz olarak geçmektedir.

Kuzey Kutbu'nun çevre ülkeleri kendi aralarında bu durumu değiştirerek her biri pastadan bir parça alma yolundadır.Bilindiği gibi geçen sene Danimarka yapmış olduğu davet de bu ülkeler "Kanada,Norveç,Rusya ve Amerika" erimenin ne kadar hızla yürüdügünün ve açılan alanların paylaşımı konusunda bir cözüm yolunun bulunması gerektiğini söylemeişlerdi.2001 senesi ile 2007 yılarrı arasında buzlar 10 kilometre geri çekilmişdir.
Bu toplantılara davet edilmiyen ülkeler "İsveç,Finlandıya,Island" itiraz etmektedirler.

Ortaya çıkan prüzleri bir an evvel cözüme ulaştırmak için çaba göstermeye çalışmaktadırlar.Bu günün petrol fiatları göz önüne alacak olunursa ortada büyük paraların döneceğidir.
Sorulması gereken bir numaralı soru ise, eğer tahmin edilenler ışığı altında bu reservelerin büyüklügü ne kadardır ?
Şimdiye kadar tam bir araştırma yapılmamışdır.Sadece Amaerikalı Geolog'ların 2000 yılında açıklaması Dünya üzerinde % 25 nisbetinde daha keşf edilmemiş yatakların olduğu yönündeydi.Kuzey Kutbu'nun altında olmasının tezini savunuyorlardı.
Bu gün ise biraz geri atarak bunun % 14 olarak açıklamaktadırlar.Bu da bu gün 80 giga ton olan petrol'ün %14 olarak 11 giga ton olacağını göstermektedir.
Son tahminler 10 giga ton Petrol 43 Giga ton gaz olarak hesaplanmışdır.Bu hesaplanmaya deniz kıyıları katılmamışdır.
2007 olarak Ruslar kendi bölgelerinde 9 Giga ton;Danimarkalılar ise 2 giga ton olarak hesaplamaktadırlar.
Açık denizlerde 2700 hatta 3000 metre derinlikden petrol ve gaz çıkartılmaktadır.
Kuzey Kutbun da bu derinliklerde veya daha fazla derinliklerde araştırma ve yatırım yapılması alınacak olan petrol veya Gaz'a değermi? Bu da ayrı bir soru olarak karşılarına çıkmaktadır.
İlk olarak yapılması gereken alanların paylaşımı ileriye dönük yatırım ve araştırmalar neticesinde önlerine pürüzlerin çıkmaması.

Yorum : Ne garipdir ki ; Dünya üzerinde rahat yaşam sürdüren ülkeler doğanın bir numaralı düşmanları olduğu halde.Beklenen felaketler karşısında İklim değişikliği,Buzulların erimesiyle suların yükselmesi,tatlı su reservelerinin yavaş yavaş azalmasını görmemezlikden gelerek buna karşı yapılması gereken önlemlere imza atmamakda direnen bu ülkeler.Felaket zillerin çalmasından bile senfoni yapma yarışındadırlar.
Bu gün Ekilen bu rüzgarları bundan sonra gelecek nesiller fırtına olarak değilde,birer orkan olarak biçeceklerdir.

Saygılarla.

Hiç yorum yok: